Neden Tango

Çünkü en popüler sosyal danstır.

Tango, 80’lerin sonunda Arjantinli tango üstatlarının Avrupa şehirlerine gelerek tangoyu öğretmeye başlamalarıyla tekrar popüler oldu.

Bu akımdaki en önemli faktör, kültüründeki ritüellerin insan doğasındaki ihtiyaçlar ile paralel olmasıdır. Bu sebeple tango sadece Arjantin’in değil, tüm dünyanın kültür mirası olarak kabul edilmiştir.Tango dansının felsefesi, doğaçlama üzerine kuruludur. O yüzden dünya üzerinde birbirini tanımayan iki insanın iletişime geçmesini sağlayan evrensel bir dildir.

Çünkü sosyal becerilerinizi arttırır.

Tango iki kişilik bir danstır, aynı zamanda bir takım oyunudur. Böylece iletişim kabiliyetiniz güçlenir, takım çalışması bilinciniz artar, sorumluluk bilinci oluşur, empati yapma yeteneğiniz gelişir, sabretmeyi ve sakin olmayı sağlar, kendinizi daha rahat ifade etmeye başlarsınız.

Çünkü kişisel kabiliyetlerinizi arttırır.

Tango doğaçlama bir danstır. Bir adım sonrasını planlamayı gerektirir. Bu da analitik düşünce gücünüzü geliştirir. Dansın planlanması beyin ve vücut kordinasyonunu geliştirir. Böylece vücudunuzun motor becerileri de artar. Kendinizi tanımanıza yardımcı olur.

Çünkü köklü ve kaliteli bir müziktir.

Tango müziği yüzyılı aşkın bir tarihe sahiptir. Danstan önce müziğin kendisi vardır. Köklü ve zengindir.Çünkü her kıtanın ezgilerinin sentezinden oluşur. Her kültürün duygularını birleştirmiştir. Her enstrüman kendine yer bulmuştur. Zengin bir enstrüman topluluğuna sahiptir.

Çünkü zihin ve beden sağlığına yararlıdır.

Gösterilmiştir ki başka bir insana temas ettiğimizde beynimiz oksitosin adında bir hormonu (nam-ı diğer “aşk hormonu”nu) kana salgılar. Yalnız etkileri “aşk” ile sınırlı kalmaz bu oksitosinin. Büyümeyi, iyileşmeyi, hücrelerin yenilenmesini hızlandırırken (1) ağrıya duyarlılığı, kan basıncını ve dolayısıyla kalp damar hastalıklarını (3) ve anksiyeteyi azaltır, sakin ve dingin olmamızı sağlar. Başka bir deyişle hem bedeni hem de ruhu iyileştirir (2). Tabi bu hormonun salgılanması sadece temas ile de olmaz: hoş ses ve ışık, sosyal ortamlarda etkileşim, pozitif ortam da bu hormonun salgılanmasını sağlar. Şimdi bir düşünelim günlük hayatımızda başka nerede başkalarına temas etme fırsatı bulabiliyoruz milonga geceleri kadar, üstelik hoş müzik, sosyal ve pozitif çevre ortamında. Zaten ilginçtir, tango isminin köken olarak latincedeki “tangere” yani “dokunmak” sözünden geldiği düşünülmektedir (4)

1. Uvnäs-Moberg K. 1997 Oxytocin linked antistress effects–the relaxation and growth response. Acta Physiol Scand Suppl.
2. Uvnas-Moberg K, Petersson M. 2005 Oxytocin, a mediator of anti-stress, well-being, social interaction, growth and healing Z Psychosom Med Psychother.
3. Light KC, Grewen KM, Amico JA. More frequent partner hugs and higher oxytocin levels are linked to lower blood pressure and heart rate in premenopausal women
4. http://tr.wikipedia.org/wiki/Tango_(dans)

 

Çünkü her an her yerdedir.

Ankara’da haftanın her gününde tangoyla ilgili bir aktivite vardır. Organize edilen pratikler ve milongalarla canınız ne zaman tango yapmak isterse yapabilirsiniz. Şehirlerarası ve uluslararası seyehatlerinizde bile internet üzerinden gerekli bilgilere ulaşabilir ve tango yapan bir toplulukla karşılaşabilirsiniz.